Son bir haftadır yağan sağanak yağmur hayatı felç etti. Felç etmekle kalmadı Gebze’de can aldı.
Ben makalemi yazdığım sırada sel sularına kapılıp kaybolan vatandaşlarımızla ilgili haber daha ajanslara yeni düşmüştü. Doğan çifti sel sularına kapılarak hayatını kaybetti. Allah (c.c) yakınlarına sabır versin. Bölgemizde iki gün süre ile aralıksız yağan yağmur, hayatı felç ederken birçok işyeri ve ev kullanılamaz hale geldi. Çayırova ve Darıca ilçelerinde yaşanan sel felaketi bu kentlerde büyük yıkımlara neden oldu.
Türkiye’nin en büyük eğitim kurumu gururumuz Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü sel sularına yenik düştü, milyon dolara varan zarar olduğu tahmin ediliyor.
GYTE yetkililerin önlem alınmaması durumunda kurumun bu bölgeden taşınarak İstanbul’a taşınabileceğini ifade eden açıklamaları kulislerde konuşuluyor.
Şiddetli yağmurdan en çok etkilenen bölge Çayırova ilçesi oldu. Ev ve işyerlerinde milyarlarca lira zarar olduğu belirtiliyor.
Görünen ve yaşanan tablo bir çok soruyu yeniden gün yüzüne çıkardı.
Bunların en önemli olanı ise bu güne kadar böylesi
bir felaketle karşılaşılmayan bölgemizde ne oldu da yağmur suları caddeleri, sokakları ev ve işyerlerini bastı. Türkiye’nin en önemli karayolu sel suları yüzünden saatlerce kapalı neden kaldı
Dahası bu ilk mi son mu ?
Kabul etmek gerekir ki son günlerde bölgemizde metrekareye düşen yağış miktarı normalin üzerinde rakamları gösteriyor. Bu yağış yenilenen altyapıyı olumsuz olarak etkileyecektir. Altyapının yetersiz kalması böylesi bir yağışta kısmen olağan karşılanabilir. Tamamen hesap kitap ve bütçe meselesi.
Kabul edilemez olan yağışların oluşturacağı su birikintilerinin denize ulaşmasını sağlayan ve yıllardır bir şekilde ıslah edilemeyen dere yataklarının halidir.
Dere yataklarında yapılanmaya izin verilmesi ve dere yataklarının uç noktalarında hafriyat çalışmaları yapılmasına göz yumulması, görmezden gelinmesi felaketin bilançolarının artmasının tek nedenidir.
İhtiraslarının kurbanı olan yerel yöneticilerin bölgeyi hiç tanımayan ve masa başından çizimler , projeler üreten mühendislere güvenmeler sonucu ortaya çıkan tablo utanç verici ve korkunç bir tabloyu önümüze koydu.
İlçe belediye başkanlarını hiçe sayan, ilçelerin tabi gerçeklerinden bihaber veya ilçelerin durumunu görmezden gelen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Türkiye ekonomisinin kalbi kabul ettiğimiz dört ilçeyi kaderine terk etti.
Hafriyat çöplüğü haline gelen ilçelerimizde dere yataklarının işgal edilmesine göz yumulması, ilçe belediye başkanlarının tam anlamı ile basifize edilmesi ile başlayan altyapı çalışmalarının gelecek ve tabi koşullar düşünülerek inşa edilmediğini Trilyonlarla telaffuz edilen paraların toprağın altına gömülerek ziyan edildiğini lale bahçeleri ile üstü güzelleştirilen kentlerin altında fırtınalar koptuğunu yıllardır tüm gazeteciler gibi bizlerde yazıyoruz.
Darıca’nın, Gebze’nin, Çayırova ve Dilovası’nın kaderi bu olmamalı. Bu bölgelerden kasalarını dolduran kurumların o paraları bu bölgelere harcaması gerekir. Altyapı çalışmalarında 40 lık boruları kaldırıp yerine 20 lik boru koymak çağdaş belediyecilik anlayışına yakışan ve geleceği gören projeler olarak kabul edilemez.
Devlet ve devleti temsil eden, millet adına görev başında olan yöneticilerin vatandaşın can, mal güvenliğini sağlamak gibi bir sorumluluğu vardır. Yaşanan talihsiz sel felaketinde tüm sorumluluk, sorumluluklarını yerine getiremeyen Büyükşehir Belediyesinindir. Yerel belediye başkanlarımız gördükleri ve yaşadıkları tabloda bana göre en masum yetkililerdir.
Yerel belediye başkanlarımızın yapması gereken Büyükşehirin her dediğine EVET demeyerek bölgenin ihtiyaçlarını ortaya koymak, bölgemizin acil ihtiyacı olarak görülen hizmetlerin alınması adına siyasi riske girmek koltuklarının altlarından alınmasından korkmamaktır. Hepimize geçmiş olsun. |